Aslında başlık olarak bu iki kelime birbirine o kadar zıtlar ki bunları birleştirmek zorunda kalmak bile saçmalık. İnternetle Türkiye’ye ilk geldiği yıllarda tanışmış ve merak sarmış birisi olarak bugün geldiğimiz noktanın üzücü olduğunu düşünüyorum.

Türk Telekom’un internetten ticari kuruluşların ve internet servis sağlayıcılarının (ISP) yararlanmasını sağlayacak TURNET projesi 1996 Ağustos ayında hayata geçmişti. 1996′larda İnternetin ülkemizde yayılmasıyla başlayan süreçte yaşadığımız deneyimlerin bugünden pek farkı yoktu. MIRC sayesinde dünyanın öteki ucundaki insanlarla sohbet etme şansınız vardı, o zamanların olmazsa olmazı ICQ; tanıdık tanımadık bir çok insanla birebir bağlantı kurmamızı sağlıyordu ve yine yüzlerce yurt dışı sitesiyle pornografik içeriğe kolayca erişebilirdiniz. Hatta o yıllarda adam öldürme ve intiharlardan araba kazalarına kadar çekilmiş fotoğrafları açıkça yayınlayan internet sitesi shownomercy bile vardı.

Biz internetin bu sansürsüz haliyle büyüyerek şu anki mevkilerimize geldik. Benimle dönemimden bir çok insan çeşitli kurumlarda çeşitli pozisyonlarda çalışıyor, vergisini ödüyor, ailesini kuruyor, sosyal sorumluluklarının farkında bir yaşam sürüyor.

Siz eğitimini iyi verdiğiniz bir çocuğun internet üzerinde gezip gördükleriyle değişip bambaşka bir insan olacağını düşünüyorsanız öncelikle buradaki mentalitemizi değiştirmeniz gerekiyor. Ayrıca yıllardır porno içerikli siteleri engellemeyle çalışan ekip, hala yüzde yüz başarı sağladığını mı sanıyor? Bunları izlemesini istemediğimiz gençlerimizin bu tip içeriğe ulaşmasını engelleyebildiğinizi mi düşünüyorsunuz? Ben bu kadar zamandır teknolojinin içinde olan birisi olarak cevabını söyleyeyim. HAYIR!

Aslında yakın geçmişte youtube.com‘u haklı haksız nedenlerle kapattık acaba o dönemde ülkemizden youtube’a giden trafiği bir kontrol etme gayretinde bulunduk mu? :) Engelleyebilmiş miydik?

Ülkemizde gündem oluşturmak artık çok kolay. BTK‘nın yaptığı açıklama sonrasında bu açıklamaya karşı yapılan detaylı açıklama, nabız yoklamak için seçilen bir strateji mi? Yoksa acaba biz yanlış adım atıyoruz korkusu mu? Bunu bile tam olarak bilemiyoruz.

Sonuç olarak Cem Yılmaz’ın değimiyle “Eğitim Şart” ama lütfen herkese!

Tagged with:
 

Bir Cevap Yazın