Yurt dışında başlayan projelerin ülkemize hızla girmesine çok alıştık. Buradaki gelişmeleri yıllardır takip edip tahminlerimi yürütürken hep merak ettiğim şey, bunun bizim ülke dinamiklerinde nasıl şekilleneceği olmuştur.

Private shopping, süreci tersine döndürerek Avrupa’da popüler olduktan sonra ABD pazarına gelen nadir sektörlerden birisi. Bunun nedeni de private shopping e-Ticaret modelinin yaratıcısı olarak da bilinen Fransız Vente-Privée markasıdır.

Öncelikle pazarın Avrupa’da ne kadar bir hacme sahip olduğunu göstermek için Vente-Privée rakamlarına bir göz atalım.

Vente-Privée 2010′da, bir önceki seneye göre cirosunu %15 arttırarak 969 milyon euro ciroya yükseltti. 2011 Mart ayı itibariyle şirketin çalışan sayısı 1.322′ye, toplam üye sayısı ise 12.3 milyona ulaştı.

ABD’deki private shopping gelişmerine göz atacak olursak:

    2007 sonları itibariyle bayan giyim ve aksesuar üzerine private shopping hizmeti vererek işe başlayan ve ABD’de private shopping sektörünün öncüsü olan Gilt Groupe 138 Milyon dolar yatırım alarak bugüne kadar aldığı yatırımı 240 milyon dolar’a ulaştırdı.
    Amazon, 2010′da İspanyol BuyVIP.com‘u 70 milyon euro’ya satın almıştı. Mayıs ayında ise Amazon, MyHabit.com ile ABD private shopping Sektörüne girdi.
    Mayısta pazarın Avrupa’daki yaratıcısı olan Vente-Privée American Express işbirliği ile ABD pazarına girmişti.
    Şubat 2011′de, ABD’de perakende sektörünün önemli markalarından olan Nordstrom, private shopping sektöründeki önemli oyuncu HauteLook‘u 270 milyon dolar karşılığı satın aldı.

Türkiye’de iyice hızlanan private shopping iş modeli pazarımızın yeni gözbebeği. Ülkemizde büyük oyuncu olarak adlandırabileceğimiz markalar aşağıdaki gibi :

DSM Grup’tan trendyol.com
Sina Afra’dan Markafoni.com
Dünya devi Otto Grubu’ndan limango.com.tr
Doğan Online ve Vakko ortaklığında daybuyday.com
Boyner Grubu’ndan morhipo.com
ve Doğuş Yayın Grubu olarak bizim açtığımız enmoda.com


Muhafazakarlara özel private shopping sitesi, sadece iç çamaşırı veya sadece ayakkabı ürünlerinin satışını yapan sitelerle birlikte daha küçük sermayelerle açılan 10′larca girişim mevcut.

Şimdi işin asıl can alıcı noktasına gelelim. Her gün yeni bir girişimle karşılaştığımız private shopping projeleri artık ülkemizde dikey portaller haline gelmeye başladı. Pazardaki küçük oyuncular dikey portaller kurarak büyük markalara karşı avantaj elde etmeye çalışırken büyük markalar da yavaş yavaş dikey ürün satışına geçiyor.

2011′in sonuna doğru gözlerin yeni formatlarda olacağını düşünüyorum. Yani özel alışveriş sitelerinin müşterileri artık oturmuş olacak. Pazar oturduğu için yeni sitelerin açılma sayısı da düşecek. Yurt dışında “Verticals” diye adlandırılan dikey sitelerin büyümesine veya yenilerinin oluşmasına şahitlik edeceğiz.

2011 yılı itibariyle Avrupa’da e-Ticaret oranları genelde %50-60 civarındayken ülkemiz de ise hala %20′yi geçemedi.

2012 yılının sonlarına doğru Türkiye’de yaklaşık 40 milyon internet kullanıcısı olacağını tahmin ediyorum. Ülkemizde e-Ticaret kullanım oranı Avrupa’daki rakamlara ulaştığında pazarımızda 20 milyon aktif internet kullanıcısı alışveriş yapıyor olacak. Bu durum yabancı yatırımcıların ülkemize olan ilgilerini arttırmasıyla sonuçlanırken önümüzdeki yıllarda Türkiye pazarında çok ciddi satın almaların olacağını düşünüyorum.

Ancak hemen belirtmeliyim ki piyasadaki güçlü oyuncular nedeniyle rekabet iyice kızışacak. Küçük sermayeli projelerin yılı zararla kapatmaması için güçlü bir ekip ve farkındalık yaratacak ürünler sunması gerekecek.

Hatta ilerleyen günlerde eminim ki private shopping’e ürün sağlama konusunda ağır ilerleyen markalar ellerinde kalan ürünlerin satışı için bu tip sitelerle exclusive anlaşmalar yapmaya başlayacak. Rekabet daha da kızışacak :)

Evrimsel geçmişimizde alışveriş bağımlığının Neandertal döneminde başladığı gerçeğini düşünecek olursak o günden bugüne alışverişin evrimine de şaşırmamak lazım.

Bir Cevap Yazın